Gidik Halit

Deniz Arslan
2 min readMay 2, 2019

70’lerde şehirdeki tabakhanede büyük bir yangın çıkmıştı. Bizim Aşağıyılanlı’dan bile görünmüş o kara dumanlar. Herkes olan biteni anlamaya çalışırken, Gidik Halil dayı hayata çıkıp, “Yonan muhakkak atom bonbası attı” demiş. Sonra üç gün ahırdan çıkaramamışlar, uykusunda “Komtanım vallahi firar etmedim, arpa boy atmış mı diye bakıp gelecektim” diye bağırıyormuş.

Fotoğaf: Arda Funda

Torunuyla götdeş olduğumuzdan çocukluğumda çok girer çıkardım Gidik Halit amcanın evine. Pazar günleri mutlaka işitme engelliler haber bültenini seyreder, haberlere konu olan herkese ve her şeye küfrederdi. Akşamları da TRT 2’yi mutlaka açtırır, normal haberleri seyredip yine herkese ve her şeye küfrettikten sonra, bir de İngilizce ve Fransızca haberleri seyreder, herkese ve her şeye bir kez daha küfredip, bize döner, “Dünyanın oymağını siktiler, öyle mi çocuklar?” derdi. Biz de, “Öyle Halit dayı,” deyip cız oynamaya devam ederdik.

Yaşını kimse bilmezdi ama köyün büyükleri rakıya gönderirken yüzlük yerine “Bir Gidik kap gel, ayanımız bol” dediğine göre yüz yaşını devirmiş olmalıydı. Torunu olacak gabazeyn bir gün geldi, “Sağdeç biliyonuz mu,” dedi, “dedem 700 yaşındaymış.” Pırasa Himmet, “Dühah dühah,” şeklinde mukabelede bulununca, cebinden bir nüfus cüzdanı çıkardı, herifin o kadar senedir hükümetle işi olmamış kı hüviyetinde doğum tarihi hâlâ hicrî takvime göreydi.

Bir ara hani Akşam mı Takvim mi ne kuponla 37 ekran televizyon veriyordu. Bu manyak, sen git şeerdeki gazete bayiiyle anlaş, kuponları kestir, televizyonu al gel eve. Oğlu kızmış, “Baba daha yeni alama gibi renkli telozyon aldık, bu nereden çıktı,” diye. “Keyfimin kahyası mısın lan keraneci,” diye bozmuş onu. “Filmlerdeki gibi cinnet geçirirsem camdan atmaya aldım ben onu,” demiş.

Bir kış günü kahvaltıda tarhana çorbası içerken hık diye gitti rahmetli. Oğlu öyle istedi, o 37 ekran televizyonla birlikte gömdüler Gidik Halit’i. Sonradan Yukarıyılanlı’nın soysuzlarından Puşt Recep mezardan televizyonu çıkarıp üç otuz paraya okutmuş bir yerlerde. İflah olmadı tabii ondan sonra. İki ay sonra patos makinasına kolunu kaptırdı dangalak, hem de mezara kazma vuran sağ kolunu.

--

--

Deniz Arslan

Ülkemizin en önemli yalançıları arasında gösterilen, serbest meslek sahibi, emekli diplomat. Pantolon eskitmecede Balkan dördüncüsü.